
hepimiz dergi okumayı severiz değil mi? içeriği her ne olursa olsun, herkesin takip ettiği bir dergi- hayatının en azından bir döneminde- olmuştur. benim ilk dergim yanlış hatırlamıyosam ilkokul yıllarımda yalvaç uralın ( ay ne de kötü espri yaparmış o adam,ama o zamanlar komil geliyodu napayım) miço dergisi idi.sonra biraz büyüyüp "teenager" denilen dönemime gelince hey girl en sıkı takip ettiğim dergi oldu."sen hangi renksin" "acaba ne kadar paranoyaksın" gibi abuk sabuk testleri çözmeye bayılırdım her genç kız gibi :))
sonra lise döneminde-yani benim "whohee rockerım,punkım asiyim"dönemlerinde kız dergileri yerini müzik dergilerine bıraktı.blue jean,rolling stones,billboard vazgeçilmezlerim arasındaydı.derken üniversiteye girdim.böle işletme okuyoruz ya başladım business,capital flan okumaya :) ( o rockçı halimden de eser kalmadı söyleyeyim.tamamen "her türlü müziği dinlerim" modundayım.)
neden bu mecmua geçmişimden bahsettim derseniz,şimdi sizlere başlıkta gördüğünüz online bir derginin bende yarattığı bağımlılığı anlatmadan önce bir giriş yapayım istedim.evet dergi online,yazarlar üniversite öğrencileri.her ne kadar "bildiğin kadının dergisi" ile yola çıkmış olsa da şimdiden fanı olan erkeklerin sayısı bir hayli fazla.
peki ne var bu dergide? aslında bir kadın dergisinde olması gereken her şey var diyebiliriz.ama Madam Brownie'yi ayrı kılan özelliği, olayları anlatış biçimi.dergiyi okurken sanki en yakın arkadaşınızdan tavsiye alıyormuş gibi hissediyorsunuz.bu da derginin bağımlısı olmak için yeter de artar bile:)
hemen başlayın okumaya ! :) :
http://www.madambrownie.com/
0 yorum:
Yorum Gönder